Su Arıtma Cihazı

 

  DAMACANA DERDİNDEN KURTULMA ZAMANI.

 

* Su arıtma servisi uzmanları tarafından ücretsiz montajı yapılan sistemlerin kullanımı çok kolaydır. 

* Su arıtma cihazımız ailelerin günlük içme, yemek yapma, çay demleme ihtayaçları göz önüne alınarak dizayn edilmiştir.

* Su arıtma sistemimiz standart ölçüleri ile tüm mutfakların tezgah altına monte edilebilir.

* Su arıtma filtresinden beklemeden kendi musluğundan su içmeniz ve kullanmanız için dizayn edilmiştir.

 

SUYUNUZU CİDDİYE ALIN AİLECE SAĞLIKLI KALIN. !!!

 

* Su içmek için susamayı beklemeyin. Unutmayın; vücudumuzun, hissettiğimizden çok daha fazla suya ihtiyacı var.

* Her gün en az vücudunuzun sağlığı için 3 lt su içmeniz gerektiğini unutmayınız.

  

* Hiçbir sıvı içeceğin suyun yerini tam anlamıyla tutmadığını unutmayın...

   

* İçeceğiniz suyun mutlaka su arıtma sistemlerinden arıtılmış olmasına dikkat edin!

 

Aksi taktirde su içeceğiz diye de vücuda zararlı maddeleri de boşuna almamak lazım...

 

SUYUNUZUN ÖNEMİ. !!!

Hiç birimiz hasta olmak istemeyiz. İnanın bunu temin etmek bize bağlı ve çok kolay.

Uzmanlar 4 önemli şeye dikkat etmemizi öneriyor.

1- Yaşadığımız çevre

2- Soluduğumuz hava

3- İçtiğimiz su

4- Yediğimiz besinler

Bu 4 önemli unsur temiz ve güvenli olmalıdır. Vücudumuzu ve savunma sistemimizi bir bardağa benzetirsek, içine 3 unsur giriyor. Hava,

gıda ve su. Biz havayı niçin soluyoruz? Tabiki oksijen için. Oysa bu havayla vücudumuza istemediğimiz halde kimyasallar tozlar,

polenler, maytlar, boyalar, hayvan atıkları, mikrop ve virüsler giriyor. Ayrıca gıda alıyoruz. Niçin? Protein, karbonhidrat, vitamin ve

mineraller için. Sadece onlar girse iyi. Ancak gıdalarla birlikte hormonlar, katkı maddeleri, boyalar, muhtelif kanserojenler, ilaç kalıntıları,

bakterilerde giriyor. Peki vücudumuza giren 3. unsur neydi? Tabiki su.. Suyu niçin içiyoruz? Çünkü su hayattır. Hayatımızı devam

ettirmek için olmazsa olmazımızdır. Oysa suyla birlikte bakın neler girebiliyor vücudumuza. Organik kimyasallar, ağır metaller,

radyoaktif mineraller, sertlik yapıcı mineraller, toksinler, oksitler, bakteriler.. Vücudumuz elbette savunmasız değil. Gıda ve su ile birlikte

gelecek tehlikelere donanımlı. Akyuvarlar ve lenfositler bu konuda hazırlıklı. Ancak onlarında belirli bir gücü var. Eğer güçleri yetecek bir

tehlike söz konusuysa, savaşıyor ve tehlikeyi bertaraf ediyorlar. Ancak, denge bozulursa malesef vücudun savunma sistemi çöküyor

veya hastalık başlıyor yada ani ölüm meydana geliyor.

 



Site İstastistiklikleri

Web Sitemiz de
şuan da 72 Kişi Online